X kuşağı mı Y kuşağı mı?

Son günlerde yabancıların 'Generation Y' dediği bizlerin de 'Y Kuşağı' olarak adlandırdığımız gençlerden sıkça bahsediliyor. 16-32 yaş aralığına denk gelen ve Türkiye nüfusunun yüzde 25'ini oluşturan bu kesim ne yer, ne içer, iş hayatından ya da hayatın kendinden ne beklerler, onları nasıl yönetmek lazım gibi pek çok konu üzerinde duruluyor.
Ben bu konu tartışılırken hep yanlış nokta üzerinde odanlanıldığını düşünüyorum ama önce bu kuşak meselesini biraz daha açalım.
Jenerasyonlar dünya genelinde ekonomik ve sosyal hareketlerle oluşmuş zaman aralıklarıdır. Müzik akımları, icatlar, yeni ilgi alanları ve savaşlar kuşakların dönemlerini oluşturup karakteristiğini belirliyor.
Reklamcılar Derneği Başkanı Cem Topçuoğlu, bu kuşakları şöyle tarif ediyor:
Sessiz Kuşak - Şavaş Kuşağı / The Silent Generation (1925-1945): 2 dünya savaşı arasından doğan kuşak.
Dönemin olayları: II. Dünya Savaşı, ekonomik buhran. Türkiye'de Cumhuriyet dönemi.
Büyük Bebek Patlaması Kuşağı / The Baby Boomers (1945-1964): II. Dünya Savaşı sırasında ya da hemen sonrasında doğan soğuk savaş kuşağı. Sıkıntılı savaş günlerinin ardından bebek patlaması yaşandı. Eğlence ve lüks sayılabilecek harcamalar bu dönemde önem kazandı.
Generation X / Baby Busters (1965-1976): Çoğunluğu Sessiz Kuşağın çocukları olan bu jenerasyon baby boomers'lardan farklı olarak daha gerçekçi, çalışkan ve kanaatkar bir kuşak ki ben de bu kuşakta yer alıyorum artık.
Ve Y Kuşağı / Echo Boom / Millennials (1977-1996): Onlar genç, akıllı, özgürlüklerine düşkün ve teknoloji tutkunu. Günlerinin yaklaşık 15 saati medya ve iletişim teknolojileri ile etkileşim halinde geçiyor. Hayatlarını rahat yaşamak onlar için çok önemli. Flip-flop'lar, iPod, tatoo ve kapri pantolonlar tarzlarının bir parçası. Çalışmayı seviyorlar ama hayatlarının sadece iş olmasını istemiyorlar.
Otoriteye meydan okuyan, önce ailelerini sonra da patronlarını sorgulamaktan çekinmeyen ve kısa zamanlamalarda iyi iş çıkarmaya odaklı bir kuşak. İş hayatında son derece seçici, diğerlerinden hızlı çalışıp başarısını çabuk kanıtlama çabasında.
Türkiye'deki Y Kuşağı, iş dünyasında yavaş yavaş boy gösteriyor. Yaklaşık 5-10 yıl içerisinde ise yönetici pozisyonunda kendilerini kanıtlayacaklar.

KILAVUZ OLMALI

Şimdi gelelim benim itirazıma. Sürekli bir Y kuşağını anlama gayreti gözlemliyorum. Elbetteki bu çok önemli. Onlar bizim yarınlarımız onları iyi yönetmek yarınlara hazırlamamız gerek ancak şu anda yönetim kademelerinde ve karar mekanizmalarında etkili olanlar X kuşağı. Çalışanın hayatını işine adamasını bekleyen, saygıya ve hiyerarşiye önem veren karşısında bacak bacak üstüne atıldığında tepki gösteren bir X'in karşısında rahat yaşama önem veren, disiplini sevmeyen ve sorgulamayı seven bir Y kuşağının şansı nedir?
Bu yüzden Y kuşağına, sıraları gelene kadar, X kuşağını anlama ve anlaşma konusunda klavuzluk edilmeli. Bu noktada X kuşağından bir değişim beklemek bence hayal. Neden derseniz, İngilizlerin dediği gibi "Yaşlı köpeğe yeni numaralar öğretemezsin"
İyilikle kalın...

  
4342 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın


Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret187431