Oral, Finna ve ben
Uzun süre beş parasız gezmiştim Londra sokaklarında. Abimden aldığım son 5 paundu da harcadığım zaman "Artık bir iş bulmanın zamanı geldi" dedim kendi kendime. Lüks yaşantım da yoktu ama hayat gerçekten pahalıydı. Hele bir öğrenci için. 
Akşamları Türklerin buluştuğu kafelere takılır havadan sudan sohbetler yapardım. Zaten Türklerin İngiltere'ye gelip de İngilizce öğrenmeyi becerememesinin baş sebebidir bu kahvehaneler.
O sohbetlerin birinde Ankaralı bir makine mühendisi ile tanıştım. Adı Oral Gaye idi. Talihsiz adam ismi yüzünden hep alay konusu olurdu İngilizlerin. Türkiye'de doğru dürüst bir iş bulamadığı için İngiltere'ye iltica etmişti. Norveçli manken bir kız arkadaşı vardı Finna. Onun da birbirinden güzel arkadaşları...
Yani Oral'ı arkadaş olarak bağrıma basmak için bütün sebepler mevcuttu. Ben de öyle yaptım zaten.
PAZARCILIK YAPTIK
Oral, Türkiye'den valizlerde getirttiği tekstil ürünlerini ki bunlar; tişört, gömlek veya kot gibi şeylerdi, pazar pazar dolaşır satardı.
Günde 20 paund yevmiye ile beni de yanına aldı. Sabahın beş veya altısında kalkıp o gün nerede pazar kuruluyorsa oraya gidiyorduk. Shoreditch, Edgewareroad, Petitcoat Lane, Kingston, Portobello, Camden.....
Sabahın altısında pazar alanına geldiğimizde o gün pazarda satış yapmak isteyen herkes toplanır ve belediye görevlisi taliplilere satış yerlerini dağıtırdı. Meydanda yüksekçe bir yerde duran belediye görevlisi her zaman pazarın en güzel ve iş yapan bölümlerini; önce İngilizlere ardından Pakistan veya Hindistanlılara en "dandik" kısımlarını da Türklere verirdi. Bu sıralama hiç değişmezdi.
Pazarın bitiş noktası veya tuvalete yakın kısımlar hep bize düşüyordu. Öyle ki bir süre sonra bütün pazar tuvaletçileriyle selamlaşmaya başlamıştık. İngilizlerin "ayrımcılığı" belki anlaşılabilir ama aynı pazarda mal satmaya çalışan Türklerin birbirini çekememesi çok yadırgatırdı beni.
TAKLİT MAL
Neyse, Oral sıradan gömlek, tişört satmakla artık para kazanamayacağını anlamıştı. Zamanla sattığımız sıradan malların yerini Ralph Lauren gömlekler, Moschino çantalar, Levis kotlar ve Gucci kemerler almıştı. Tabi ki hepsi sahte.
İnanılmaz ciro yapmaya başlamıştık. Oral, orijinali 80 paund olan Levis kotu, iflas ettiğini söylediği bir fabrikadan aldığını anlatıp, 20 paunda satıyordu İngilizlere. Türkiye'den 5 paunda mal ettiği bir kottan temiz 15 paund kazanıyordu. İyi para... Hatta deli para. Neyse işler açılmıştı. Bizim standın önü dolup dolup taşıyor, İngilizler birbirlerini eziyordu. Yan standtaki Pakistanlı komşumuzun kıskanç bakışlarını üzerimizde hissettiğimde Oral'a hiç değilse Çamdibi pazarındaki çığırtkanlar gibi bağırmamasını söyledim ama nafile... Sonunda "İyi bari, sen de şurada bir polis veya 'inspector' geliyor mu diye bakarak ol" dedi.
BREZİLYALI KIZ
Bana da gözetleme yapma işi düşmüştü. Ancak saatlerce ayakta dikilip hiç bir şey yapmadan sağı solu kesmek de çok can sıkıcı olabiliyor. Tuvaletin hemen çaprazındaki fish&chiphs restoranında çalışan bir Brezilyalı kız ile başlayan göz temasımız esnasında Oral'ı kollamayı ihmal etmiş olacağım. Bir anda ensemin dibinde bitiveren yaklaşık 2 metre boylarındaki İngiliz tedirgin etti beni. Elinde Japon turistlerinki gibi bir video kamera tezgahları filme alıyor. Tam bizim tezgahın önünden geçerken İngiliz tezgahın üstünde ne var ne yok hepsini kaydetti ve yürüdü gitti.
Bir heyecan ve korku kapladı içimi. "Hayırdır inşallah" dedim kendi kendime. Hemen uyardım Oral'ı "Baba, bak ben kılladım, biraz ara ver istersen" dedim. "Sen zaten kıllısın oğlum. Sakallarındır onlar. Ha ha ha..." diye güldü.
Ertesi gün Finna ile birlikte, polis nezaretinde Türk Hava Yolları'na ait bir uçakla sınırdışı edilen Oral'a el sallarken bulduk kendimizi. Bu Oral'ı son görüşüm oldu.
Hele hele boynuma sarılmış Finna'yı teselli ederken Oral'ın yüzünün aldığı şekli hiç unutmadım.
İşte bu yazının özeti:
1- Haksızlığa da maruz kalsan, doğru yoldan sakın ayrılma. Hele hele Norveçli manken bir sevgilin varsa asla...
2- İlla taklit mal satacaksan yer olarak İngiltere'yi seçme.
3- Bir gözcüye ihtiyacın varsa doğru adamı seç.
4- Gözcünün uyarılarına kulak ver.
5- İğrenç espriler yapma...
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
656 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret117955